Ana Sayfa Hakkımızda Yönetim Haberler Yayınlar Faaliyetler Basında TKAE Fotoğraflar İletişim
  DUYURULAR

 

14 Temmuz 2017:
Enstitümüzün değerli üyelerinden Prof. Dr. Nejat Diyarbekirli, 13 Temmuz 2017 tarihinde vefat etmiştir. Ailesine ve Enstitümüz üyelerine baş sağlığı dileriz.

5 Temmuz 2017:
Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'a armağan kitabı takdim töreni ve 95. yaş günü kutlaması 5 Temmuz 2017 Çarşamba 14.00'te Enstitümüzde gerçekleştirilmiştir. Etkinliğe dair fotoğraflar için buraya tıklayınız.

10 Nisan 2017:
Enstitümüzde "Salı Konferansları" kapsamında Prof. Dr. Reşat GENÇ tarafından "Türk Devlet Geleneği ve Milli Egemenlik" konulu konferans düzenlenecetir. Detaylar için buraya tıklayınız.

 

 

  DERGİMİZ

 


Moğolca İbni Mühennâ Lügati
Bülent GÜL

Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları
Dil Araştırmaları Serisi

Jenerik Dosyası

Yayın Yılı : 2016
Yayın Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 275
Dili : Türkçe

16x24 cm
Karton Kapak
ISBN: 978-975-456-140-1


Normal Fiyat : 30 TL
Özel İndirim* : 24 TL
Toplu Alım İndirimi** : 21 TL


İbni Mühennâ, Türkiye Türkolojisinde ve dünya Türkoloji literatüründe yeterince tanınmamıştır. İbni Mühennâ Lügati’nin şansızlığı maalesef onun şimdiye kadar tam bir bilimsel bir yayınının yapılmamış olmasıdır. Özellikle onun Türkçe bölümünün A. Taymas tarafından sözvarlığını bir liste halinde gösteren bir çalışmasının yayını, bu sözlük ile ilgili yapılacak çalışmaların önünü de kesmiştir, diyebiliriz. Oysa, İbni Mühennâ, eserinin Türkçe bölümünde Kâşgarlı Mahmud gibi Türkçenin o dönemdeki ses ve şekil özelliklerini mükemmel bir şekilde anlatmakta, Türkçenin gramerine ne kadar vâkıf olduğunu göstermektedir. Onun Türk dili hakkında verdiği bilgilerin değerlendirilmemiş olması gerçekten hayrete düşürücüdür. İbni Mühennâ’nın Türkçe ve Moğolca bilgisine hayran kalmamak elde değildir. Türkolojinin bir an önce bu eserin Türkçe bölümünü de yayımlaması gerekir.

İbni Mühennâ Lügati’nin Moğolca bölümü daha eksik olan beş nüshasını değerlendiren Melioranskiy tarafından 1903 yılında yayımlanmıştır. İstanbul nüshasının bulunması ile Moğolca kısım, daha değerli hâle gelmiştir. Poppe de 1938 yılında yayımladığı Mukaddimetü’l-Edeb yayınının son kısmında bu nüshadaki Moğolca kelimelerin listesini vermiştir. Ancak, Melioranskiy’nin etkisinde kaldığını söylemek de yanlış olmayacaktır. Maalesef bu yıllardan sonra, lügatin Moğolca bölümü ile ilgili pek çalışma olmamış; eserin bu bölümü tam olarak yayımlanmamıştır.

Eserin burada Moğolca bölümü öncelikle Kilisli Rifat nüshasından yararlanılarak onun verdiği şekilde metin incelenmiş ve Poppe’nin okuyuşu ile karşılaştırılmıştır. Ancak, daha sonra İstanbul yazmasına da bakılmış, Kilisli Rifat’ın bazı hataları da gösterilmeye ve bu hatalar düzeltilmeye çalışılmıştır.

Moğolcanın Arap harfleri ile yazımı konusu sıkıntılıdır; bu konuda birçok çalışmada vardır. Biz, bu çalışmada öncelikle Moğolca-Arapça bölümünün metnini yaptığımız açıklamalarla birlikte verdik. Daha sonra ise, Sözlük kısmında Moğolca kelimeleri verdik. Arapça karşılıklarına bakarak bu sözlüğü oluşturmuş olsa idik, belki kolay olabilirdi. Ancak, bazı durumlarda Melioranskiy ve Poppe’nin okuyuşları ile Arapça karşılıkların uymadığı; İstanbul yazmasını yazıya geçiren müstensihin Moğolca bilmemesinden kaynaklanan hataların olduğu görülmüştür. Moğolca bölümünün düz okuyuş ve anlamlandırma ile yapılmasının faydasız olacağı, Melioranskiy’den bir adım öteye götürmeyeceği gerçeği ortaya çıkmıştır. Moğolca kelimelerin okunması sırasında kelimelerin dönemin diğer Arap harfli Moğolca metinlerinde ve Klasik ve Modern Moğolcada olup olmadığına; özellikle anlambilimsel olarak da uyup uymadığına da bakmaya karar verdik. Bu yöntem ile İstanbul nüshasında yanlış yazılmış; yanlış anlamlandırılmış veya yanlış okunmuş kelimeleri bulmamız mümkün oldu. Çalışmamız da düz bir sözlükten çıktı; Moğolca kelimelerin dönemsel yaşayışını gösteren bir inceleme hâlini aldı. Tabii, bazı okuyuş ve anlamlandırma önerileri yaptık; bunların kabul edilip edilmeyeceğini ileride yapılacak çalışmalar gösterecektir. Bu arada Melioranskiy ve Poppe’nin okuyamadığı kelimelerden bazılarına da yine önerilerimiz oldu. Maalesef bazı kelimeler ise, ya yazmadaki kayıplardan, ya da müstensihin hatalarından dolayı okunamaz durumda idi. Bunlara herhangi bir şey yapılamamıştır. Bu çalışmada da hatalar bulunabilir; ama bilimsel olarak Türkiye’de Moğolca üzerine yapılmış önemli bir çalışma ortaya koyduğumuzu düşünüyorum.

İbni Mühennâ’nın Moğolcayı iyi bildiği, eserinde verdiği gramer bilgilerinden anlaşılmaktadır. Ancak, şunu da söylemeden geçemeyeceğiz: Dönemin Moğol konuşma dilini veren İbni Mühennâ, ya bazı sesleri yanlış duymuş, ya da müstensihler kimi sözleri hatalı istinsah etmiştir.



* Öğretim görevlisi, öğrenci, asker ve emniyet mensuplarına %20 oranında indirim uygulanmaktadır.

** Bayilerimizin ve yayın evlerinin toplu (10 ve üzeri) alımlarında %30 oranında indirim uygulanmaktadır.